Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nakdi İştirak Nafakası Yerine Farklı Bir Edim Kararlaştırılabilir mi?


Giriş
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve 2025/8708 E., 2026/6569 K. sayılı kararında, anlaşmalı boşanma protokolüyle velayet sahibi olmayan ebeveynin üstlendiği okul, kıyafet, servis ve sağlık sigortası giderlerinin iştirak nafakasından bağımsız bir yükümlülük olmadığını, bu giderlerin iştirak nafakasının kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Karar, uygulamada sıklıkla rastlanan “gider üstlenme” modelindeki protokollerin gelecekteki uyuşmazlıklarda nasıl ele alınacağını doğrudan etkilemektedir.
Uyuşmazlığın özeti
Taraflar, Beykoz 2. Aile Mahkemesinin 2021/546 E., 2021/570 K. sayılı kararıyla anlaşmalı olarak boşanmış; hüküm 16.07.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece uygun bulunan protokolün nafakaya ilişkin maddesinde, babanın ortak çocuğun özel okul, servis ve kıyafet giderlerini karşılaması, her yıl sağlık sigortası yaptırarak poliçe bedelini ödemesi ve bu ödemelerin nafaka yerine geçmesi nedeniyle nakdi nafaka ödenmemesi kararlaştırılmıştır. Protokolün ayrı bir maddesinde ise tarafların birbirlerinden nafaka ve tazminat taleplerinden feragat ettikleri yer almaktadır.
Anne, 03.07.2023 tarihinde açtığı davada 20.06.2017 doğumlu ortak çocuk için aylık 50.000 TL iştirak nafakası ve bu tutarın her yıl ÜFE oranında artırılmasını talep etmiştir. Davacı, oluşan ekonomik koşulları, artan giderleri, evlilik dönemindeki yaşam standardını ve davalının yüksek gelirini gerekçe olarak göstermiştir. İstanbul 7. Aile Mahkemesi ve İstanbul BAM 38. Hukuk Dairesi kararı sonrasında dosya davalı babanın temyizi üzerine Yargıtay'a gelmiştir.
Yargıtay'ın gerekçesi
Dairenin gerekçesi dört temel önerme üzerine kurulmaktadır.
İştirak nafakasının kapsamı. TMK m. 182/2 uyarınca iştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine gücü oranında katılmasını sağlamaktadır. Daire; beslenme, barınma, giyim, sağlık, eğitim, ulaşım, harçlık ile sosyal ve kültürel ihtiyaçların tümünün bu kapsamda yer aldığını kabul etmektedir. Bu nedenle okul ücreti, kıyafet ve sigorta poliçe bedeli iştirak nafakasının bileşenleri olarak nitelendirilmektedir.
Tek yükümlülük ilkesi. Daire, “okul ücreti” veya “eğitim gideri” adı altında sınırları belirsiz ayrı bir ödeme yükümlülüğü kurulmasını isabetli bulmamaktadır. Bu tür yükümlülüklerin infazda tereddüt doğurduğu ve yeni uyuşmazlıklara yol açtığı vurgulanmaktadır.
Daire ayrıca, koşulların değişmesi hâlinde TMK m. 331 uyarınca nafakanın artırılması, azaltılması veya eğitim giderlerini kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesinin her zaman mümkün olduğunu hatırlatmaktadır.
Değerlendirme
Kararın dayandığı temel tespit, iştirak nafakasının TMK m. 182/2 ve m. 327 çerçevesinde çocuğun bütün ihtiyaçlarını kapsayan tek bir kurum olduğu yönündedir ve bu tespit doğru bulunmaktadır. Aynı ihtiyaç için hem gider üstlenme hem de nakdi nafaka yükümlülüğünün birlikte sürdürülmesi, mükerrer yükümlülük ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmaktadır.
İnfaz gerekçesi de ağırlık taşımaktadır. İlamlı takipte miktarı belirli olmayan bir “okul giderlerini karşılama” yükümlülüğünün icra yoluyla tahsili ciddi güçlükler içermektedir. Hangi okulun, hangi ücretin ve hangi kıyafet harcamasının yükümlülük kapsamında kaldığı, icra dairesince çözülemeyecek maddi uyuşmazlıklar doğurmaktadır. Parasal olarak belirlenmiş tek bir nafaka, bu belirsizliği ortadan kaldırmaktadır.
Protokoldeki feragat hükmü bakımından da sonuç isabetlidir. İştirak nafakası çocuğun hakkı olup ebeveynlerin bu haktan çocuk adına geçerli biçimde feragat etmesi mümkün görülmemektedir. Karar bu noktayı ayrıca tartışmamakla birlikte, davayı esastan incelenebilir kabul ederek feragat maddesinin çocuk bakımından sonuç doğurmadığını zımnen teyit etmektedir.
Uygulamaya yansımalar
Karar, anlaşmalı boşanma protokollerinin taslaklaştırılmasında ve sonraki nafaka davalarında aşağıdaki hususların gözetilmesini gerektirmektedir.
Parasal çekirdek. Protokolde her durumda belirli bir aylık iştirak nafakası tutarı ve artış esası yer almalıdır. Gider üstlenme kayıtları bu tutarın yerine değil, açıkça tanımlanmış ek kalemler olarak düzenlenmelidir.
Belirlilik. Doğrudan ödeme yükümlülüğü kurulacaksa okul, ücret kalemleri, üst sınır ve ödeme vadesi belirtilmeli; “tüm okul masrafları” gibi genel ifadelerden kaçınılmalıdır.
Sonuç
Nakdî nafakanın ayni edimlerle ikame edilmesi, tarafların öngördüğü kesinliği sağlamamakta; kapsamı belirsiz bu düzenlemeler bilakis yeni davaların kaynağını teşkil etmektedir. Nafakanın miktar üzerinden, tek ve infaza elverişli bir yükümlülük olarak düzenlenmesi isabetli olacaktır.
KARARIN TAM METNİ⤵️
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8708 E. , 2026/6569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/415 E., 2025/906 K.
DAVA TÜRÜ : Nafaka
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/386 E., 2025/60 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın vekilince; "...Tarafların Beykoz 2. Aile Mahkemesi 2021/546 E. 2021/570 K. sayılı boşanma dosyasında müvekkilem ve müşterek çocuğa nafaka hükmedilmeyip, protokol gereği İŞTİRAK NAFAKASI HÜKÜM ALTINA ALINMADIĞINDAN , davalı tarafın sadece çocuğun OKUL ÜCRETİ İLE SAĞLIK SİGORTASI POLİÇESİ ÖDEMESİ kararının çocuğun geçiminin sağlanmaması ve TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak değişen olağanüstü ekonomik şartlar, artan masraflar nedeni ve evlilik esnasında yaşanan yüksek yaşam standardı ve davalının fevkalade yüksek geliri göz önüne alınarak dava tarihinden itibaren Müşterek çocuk 20.06.2017 doğumlu ... için aylık 50.000 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine İşbu nafakanın her yıl ÜFE artış oranına göre arttırılmasına..." iddia edilerek ortak çocuk yararına aylık 50.000,00 TL iştirak nafakasına karar karar verilmesi talep ve dava edilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesi talepli olarak tespit edilmiş olup toplanan delillerden, tarafların 22.06.2021 tarihinde açılan davanın kabulü anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma hükmünün 16.07.2021 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 03.07.2023 tarihinde açıldığı, İlk Derece mahkemesince anlaşmalı boşanmaya dair yapılan yargılama neticesinde "...4.NAFAKA Baba ... ... , ...’ın özel okul, servis, kıyafet giderlerini karşılayacak (tüm okul masrafları), her sene sağlık sigortası yaptırarak poliçe bedelini ödeyecektir. Bu ödemeler nafaka ödemesi yerine geçtiği kabul edilmiş olduğundan nakti olarak nafaka ödemesi yapmayacaktır. ...’in eğitim göreceği okul taraflarca müştereken kararlaştırılacaktır. 8.Taraflar, birbirlerinden tedbir, İştirak ve yoksulluk nafakası; manevi ve maddi tazminat taleplerinden peşinen gayrikabili rücu feragat ettiklerinden, boşanma sonrası da bu yönlerden herhangi bir talep ile dava ikame etmeyeceklerini kabul ve ikrar ederler..." şeklinde karar verildiği ve hükmün bu hali ile kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 182/2. maddesi uyarınca iştirak nafakası, velâyet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan bir yükümlülüktür. Velâyet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakasının kapsamına yalnızca çocuğun temel bakım giderleri değil; yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşı, eğitim dönemi ve gelişim seviyesine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler de dahildir. Bu nedenle okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir. Velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn bakımından “okul ücreti” veya “eğitim gideri” adı altında sınırları belirsiz, infazda tereddüt yaratabilecek ve taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara yol açabilecek ayrıca bir ödeme yükümlülüğü kurulmasını isabetli değildir. Bunun yerine, çocuğun eğitim giderleri de dahil olmak üzere tüm ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelirleri, çocuğun yaşı, devam ettiği okul, eğitim dönemi ve belgelendirilebilen giderler birlikte değerlendirilerek iştirak nafakası belirlenmelidir.Tarafların ekonomik durumunda, çocuğun ihtiyaçlarında veya eğitim giderlerinde değişiklik meydana gelmesi hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 331 gereğince iştirak nafakasının artırılması, azaltılması, kaldırılması veya eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi her zaman için mümkündür. Hukuki nitelendirme hâkime ait olup dava dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, iştirak nafakası kapsamının okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerini de içerecek şekilde yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, anlaşmalı boşanma protokolünde ayrı bir yükümlülük olarak belirlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin de iştirak nafakası kapsamına alınarak davalı baba yönünden iştirak nafakası adı altında tek bir yükümlülük belirlemek gerekmektedir. Davacının talebinin, iştirak nafakasının çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmakta olup uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınması gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece; hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereğince protokolde düzenlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin kapsamının hangi gider kalemlerini içerdiğinin ve talep miktarının açıklattırılması, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılması, ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak taraflarca sunulan veya ilgili kurumlardan temin edilecek eğitim giderlerine ilişkin belge ve kayıtların dosyaya alınması ve iştirak nafakası olarak talep edilen miktar ile okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim gideri olarak talep edilecek miktar bir bütün olarak değerlendirilerek iştirak nafakasının protokolde düzenlenen giderleri de kapsayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden belirlenip uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




